Anasayfa - Eğitim Sözlüğü- Resimler - Linkler - Makaleler - Kitap Özetleri - İlginç Hikayeler - Dosyalar -  Anketler - Planlar - Son Depremler

 

TÜRKÇE DERSİNDE ÖLÇME-DEĞERLENDİRME

 

 

Özelliklerini bilerek ya da tam bilmeden dilimizi her an kullanıyoruz. Dinliyoruz,
konuşuyoruz, okuyoruz, yazıyoruz. Ana - baba çocuğuyla, eşler birbirleriyle, öğretmen öğrencisiyle, yönetici memuruyla, sözün kısası herkes birbiriyle ilişki ve
iletişim kuruyor. Kurmak zorunda. Toplu yaşamanın gereği bu çünkü. Ancak,,
bireyler arasındaki iletişimin sağlıklı olabilmesi, büyük ölçüde dilin doğru ve düzgün
kullanılmasına bağlıdır. Bu da okullardaki anadili eğitiminin amaçlarının gerçekleşmesiyle olanaklıdır.

 

Peki, öğretmen olarak okullarımızda bu amaçları gerçekleştirebiliyor, varmamız
gereken hedeflere ulaşabiliyor muyuz? Ya da ne ölçüde ulaşıyoruz?

 

İşte, bu soruların karşılığını, yapacağımız ölçme ve değerlendirme çalışmaları
verecektir.

 

Herhangi bir öğretimde belirlenen amaçlara ulaşıp ulaşılmadığım anlamak için ne
yaparız? Tek sözcükle "değerlendirme", değil mi?

 

Hedefe varıp varmadığımızı ya da ne ölçüde vardığımızı anlamak
için, öğrenci becerilerinin ve davranışlarının değerlendirilmesi
gerekir. Bundan dolayı ölçme ve değerlendirme, eğitim ve öğretimin çok önemli bir boyutudur.

 

Değerlendirmesi yapılmayan bir öğretimin başarılı olup olmadığım, verim derecesini anlayamayız. Bundan dolayı Türkçe derslerinde de çalışmaların sürekli olarak değerlendirilmesi çok önemlidir.

Şimdi, değerlendirmenin yararlarım belirtelim:

 

• Öğrencilerin düzeylerim, amaçlanan davranışlara hangi ölçüde yaklaştıklarını belirlemeye yarar.

• Öğretmenin izlediği yolun, yaptığı öğretim çalışmalarının verimini
ölçmeyi sağlar. Dolayısıyla yeni önlemler almaya, yeni yöntemler ve
çalışmalar planlamaya götürür.

• Daha geniş ölçüde düşünüldüğü zaman, programların geliştirilmesinde yol gösterici olur.

 

 Ölçme ve değerlendirme, sadece not vermek değil, öğrencilerin ve
 sınıfın eksik yönlerini anlamak ve tamamlamak amacım da güder.  Sürekli bir ölçme ve değerlendirme, daha iyi yetiştirmeye yardımcı
olur.

 

Önce, Türkçe öğretiminin hangi beceri alanlarım kapsadığım belirtelim:

 Dinleme, sesli ve sessiz okuma, serbest okuma, anlama, konuşma,
 yazma, dilbilgisi, sözcük dağarcığı, yazım, elyazısı.

Bunların hepsi birbirine bağlı ve birbirini besleyen becerilerdir. Herhangi birinin
gelişmemiş olması. Türkçe yönünden çocuk için bir eksikliktir. Bundan dolayı
öğretmen, bu becerilerin hep birlikte oluşması ve gelişmesi için çaba göstermelidir.

 

öğrencilerin kazanmaları gereken beceri ve davranışları ayrıntılı biçimde
önceki ünitelerde vermiştik. Onların bu becerileri ne ölçüde kazandıklarını çok iyi öIçüp değerlendirmemiz gereklidir. Bu, bir yandan öğrencilerimizi, bir yandan da kendimizi deneme demektir.

1.       I.-II.-III. SINIFTA DEĞERLENDİRME

 

Türkçe öğretimi, türlü becerileri içine alan bir derstir. Bundan dolayı öğretmen, her
öğrenci için aynı ve ayrıntılı bir "Ölçme ve Değerlendirme Fişi" düzenlemeli,
ögrenciyi sürekli olarak izlemeli, durumu fişe işlemelidir.

 

Bu fiş, birinci sınıflarda ayrı bir nitelik gösterir. Bu sınıfta öğretim yılı basında her
ögrencinin fizik, duygu, toplum yönlerinden okuma - yazmaya hazır olma derecele-
ri belirlenmeli ve sürekli olarak izlenmelidir.

 

Bundan sonra, ilk okuma ve yazma çalışmalarının gerektirdiği, "araç ve gereçleri
kullanabilme", "yazmaya hazırlık", "okuma hazırlığı", "okuma ve yazmaya geçiş",
konuşma" vb. gibi bütün beceriler belirlenmeli, başarısızlık ve gecikmeler için
gerekli önlemler alınmalıdır. Bu önlemlerin yetersizliği de denetlenmeli, izlenmeli,
gerekirse yeni önlemlere gidilmelidir.

 

İIk okuma ve yazma başarıldıktan sonra, yeniden fiş düzenleyebiliriz. Bu fişte, l.
sınıf öğrencisi için belirlenmiş beceri ve davranışlar ayrı ayrı sütunlarda gösterilebilir. Her öğrenci ayrı ayrı izlenip değerlendirilerek başarı derecesi bu sütunlara işlenmelidir.

 

Yazdırım çalışmaları da büyük önem taşır. Bu, öğrencinin yazım düzeyini denetlemeye yardımcı olur. Öğrencinin yeni karşılaştığı bir metni sesli olarak okuma ve anlama yeteneği, öğrenci düzeyine uygun olarak seçilen yeni metinlerle denetlenebilir. Unutmayalım ki, kitaptaki işlenen metinler bilgi düzeyini, kitap dışı metinler ise anlama ve kavrama düzeyini gösterir.

Yazma çalışmaları da kesin denetim ister. Ancak bu çalışmalar bir yoklama biçiminde değil, sürekli bir gözlem ve denetimle izlenmelidir. Özellikle dilbilgisinde, "Özel adlar nasıl yazılır?" gibi, "Babanın erkek kardeşine ne denir?" gibi ezbere dayalı sorulardan kesinlikle kaçınmalıyız. Öğrencilerden, Türkçe dersinde edindiklerini uygulamasını istemeliyiz. Kendi yakın çevrelerinden, yaşayışlarından çıkarılmış, küçük, düzeye
uygun, canlı dil sorunları üzerinde ölçmeler yapılmalıdır.

 

 

Öğrencilerin özellikle okuduğunu anlama ve yazılı anlatım becerilerini değerlendirirken, giderek gelişip yaygınlaşan test yöntemine de başvurabiliriz.

2. DÖRDÜNCÜ VE BEŞİNCİ SINIFLARDA DEĞERLENDİRME

 

Bu sınıflardaki Türkçe öğretiminin de, ilk üç sınıftaki bilgi ve beceri alanlarım kapsadığını biliyoruz. Bunları, "Neleri Değerlendireceğiz?" alt bölümünde sıralamıştık. Ölçme ve değerlendirme fişi, IV. ve V. sınıflar için de geçerli ve gereklidir. Buna göre, öğrencinin başarılı olduğu yönleri geliştirilirken, yetersiz olduğu yönleri de
güçlendirilmelidir. Öğretmen, yaptığı ölçmelerle, bir yandan da kendini ve kendi yöntemini değerlendirmeli, gerektiğinde yeni. önlemler almalıdır.

Şimdi, IV. ve V. sınıflarda Türkçe’yi kullanma becerilerinin, ölçülmesinde kullanılan belli başlı yöntemleri sayalım: Gözlem, okuma, anlattırma, yazılı yoklamalar, testler, ödevler.

• Gözlem (Öğretmenin gözlemleri). İlk üç sınıfta olduğu gibi, IV. ve V. sınıflarda da ölçme ve değerlendirme yollarının basında, öğretmenin gözlemleri gelir. Çünkü öğretmen, her an öğrencilerin okuma, anlama, dinleme, konuşma, yazma çalışmalarını görmekte, davranışlarım ve beceri düzeylerin! izlemektedir, izlemelidir. Bunlar, öğrencinin amaçlanan davranış ve becerileri kazanıp kazanmadığım belirlemede etkili olur.

• Okuma. Bununla öğrencinin akıcı bir okuma becerisin! kazanıp kazanmadığı, anlama göre sesine uygun bir tonlama verip veremediği, doğru bir söyleyiş becerisi kazanıp kazanmadığı ölçülür. Bu arada sessiz okuma becerisine de önem vermeliyiz. Öğrenciye, düzeyine uygun yeni metinler verilip sessiz okuma
hızının ve anlama yeteneğinin gelişmesi de denetlenebilir.

 

• Anlattırma. Bu, öğrencilerin sözlü anlatım becerilerini ölçmemize yarar. Anlattırma île, öğrencinin bir parçayı, düşünceler, duygular ve sözcükler, tipler, olaylar vb. bakımından anlayıp anlamadığı denetlenir. Ancak bu anlattırma, parçanın ezbere okunması şeklinde değil, öğrencinin kendi sözleriyle ve kendi öz anlatımıyla olmalıdır.

 

• Yazılı yoklamalar, testler. Bunlar, öğrencilerin anlama, yazılı anlatım ve bilgi düzeylerini öğrenebilmek amacıyla zaman zaman başvurmanız gereken yollardır. Yoklamalarda; soruların açık, karşılıklarının kısa ve öğretilenleri kapsayacak kadar çok ve çeşitli davranış özelliklerini ölçebilir nitelikte olmasına önem vermeliyiz.

 

 

Yoklama ve testler, "Kaç türlü ad vardır?", "Büyük harf nerelerde kullanılır?" gibi ezbere dayalı sorulardan oluşmamalıdır.

Temel eğitim Türkçe Programı, ezberlenmiş bilgiler soran sınavları hiç uygun bulmuyor. IV. ve V. sınıflarda yazılı yoklamalar, öğrencinin daha önce okumadığı, Türkçe kitaplarındaki düzeyde bir metin seçilerek, bunun üzerinde anlama, sözcük, dilbilgisi, yazım, anlatım soruları sormak yoluyla yapılabilir.

Bu sınıflarda, kısa yanıtlı ve çok sorulu sınavlar da yapılır. Öğrencilerin bilgi ve anlama düzeyinin yanı sıra, özellikle cümle kurma ve yazılı anlatım becerileri kontrol edilmelidir.

 

Bilindiği gibi test yöntemi, giderek gelişmekte ve yaygınlaşmaktadır. Öğretmen kendisi de test soruları hazırlayabilir, düzeye uygun hazır testlerden de yararlanabilir.

• Ödevler. Bilinçli olarak ele alınırsa, öğrencinin yetişmesi ve değerlendirilmesi bakımından ödev de önemli bir araçtır. Ödevler, öğrencilerin yazılı anlatım becerilerini, yazıyı kağıda yerleştirme alışkanlıklarını, yazım ve el yazısı becerilerini ölçmekte yardımcı olur. Ödev, öğretmene, öğrencisinin düşünme, anlatma, hatta yetişme düzeyini gösterir. Ödev incelemesi, öğretmenin vazgeçilmez bir görevidir.

 

IV. ve V. sınıflarda, öğrencilere bir öğretim yılı içinde 8-10 yazma ödevi yaptırılmalıdır. Sınıfta yapılacak yazma alıştırmaları bu sayının dışındadır.

Ödevleri değerlendirirken neleri göz önünde bulundurmalıyız?

 

Öğretmen, ödevin başarısını da değerlendirir. Bunun için ödevin şu yönlerini göz önünde bulundurur:

• Öğrencinin gözlem gücü.

• Yazdıklarında doğruluk.

• Anlatışta inandırıcılık ve içtenlik.

• Konuyu, kendi düzeyine göre yeterince kavrayıp kavramadığı.

• Türkçe’sinin doğruluğu (cümle kuruluşu, sözcüklerin yerinde kullanılışı...).

• Yazımda doğruluk.

• Noktalama işaretlerinin kullanılışında doğruluk.

• El yazısının okunaklılığı.

• Yazının sayfaya yerleştirilmesi ye temizlik.

Yukarıda kısaca ele aldığımız beş yol, yaptığımız öğretimin verim derecesini gösteren temel yöntemlerdir. Bunların dışında zaman zaman yapılacak yazdırım çalışmaları da yararlı olur. Bunlar,.öğrencinin doğru yazma ve noktalama işaretlerim kullanma gücünü denetlemeye yarar.


 www.ogretmeninsesi.com