Anasayfa - Eğitim Sözlüğü- Resimler - Linkler - Makaleler - Kitap Özetleri - İlginç Hikayeler - Dosyalar -  Anketler - Planlar - Son Depremler

 

OKUMA ÖĞRETİMİ

1.      OKUMANIN NİTELİĞİ

Okuma, bir yazıyı, sözcükleri, cümleleri, noktalama işaretleri ve öteki öğeleriyle görme, algılama ve kavrama sürecidir. Sesli okuma durumunda buna dudak, dil ve gırtlak gibi ses organlarının işlevi de katılır. İyi okuma, gözün, zihnin ve ses organlarının iyi bir eşgüdüm içinde çalışmasına bağlıdır. Biz okurken önce yazıdaki görsel simgeleri, yani sözcüklerin biçimlerini tanımaya çalışırız. Bu tanıma, zihnimizde birtakım çağrışımlar yapar, anlamlar uyandırır. Bu anlamlarla daha önce edinmiş olduğumuz kavramlar arasında bir bağlantı kurarız, yazıyı seslendiririz. Bu üç işlem -tanıma, anlama ve seslendirme- birbirini tamamlamış olur.

Okurken göz bir yazıdaki harf ya da sözcükleri teker teker görmez; sıçrama ve duraklamalar yaparak sözcükleri ya da sözcük kümelerini bir bütün olarak görür. Zihin de bu bütünlük içinde anlamı kavramaya çalışır. Gözün sıçrayış ve duraklamaları yazının güçlüğüne, satırların uzunluğuna, okuyucunun yaşına ve olgunluğuna ve okuma amacına göre değişir. Göz, yaptığı her  sıçrayışta satırın belli bir bölümünü görür. Buna görüş genişliği denir. Bu genişlik, iyi bir okuyucuda 15 - 20 harflik bir yeri kapsar. Yavaş bir okuyucuda ise bu genişlik 6 harfe kadar düşer.

Okuma hızı, gözün satırlar boyunca yaptığı duraklama ve sıçramaların sayışı île belirlenir. Gözün, sözcük biçim ya da kalıplama alışık olduğu durumlarda duraklama ve sıçramalar arasındaki: süre azalır; böylece okuma hızı artmış olur. Tersi durumda, gözün satırlar üzerinde ilerlemesi yavaşlar ve okuma hızı da düşer.Okuma öğretiminin bir amacı da bu hızı çocukların gelişim düzeylerine uygun olarak artırmaktadır.

Okumanın, fizyolojik yönü dışında psikolojik ve toplumsal yönleri de vardır. Bir çocuğun okumaya hazır oluşunda, okuma düzeneğim kavrayışında ve iyi okuma alışkanlıkları geliştirilmesinde sağlık durumu, zeka yaşı, toplumsal çevresi ve kişisel yaşantıları ayrı ayrı rol oynar. Bunu okuma çalışmalarında her zaman göz önünde bulundurmalıyız.

İlkokulda okuma çalışmalarının amacı nedir?

Kuşkusuz, ilkokulda okuma etkinliklerinin amacı, çocuklara yalnız okumayı ya da hızlı okumayı öğretmek değildir. İlkokul Programi'nda öğrencilerin okuma etkinlikleriyle hangi konularda ne gibi güç, beceri ve alışkanlık kazanacakları sayılmıştır. Bunları şöyle özetleyebiliriz:

• Hızlı, doğru, sürekli ve anlamlı okuma, okunulanı doğru ve çabuk anlama.

• Boş zamanları kitap okuyarak değerlendirme.

• Düzeye uygun iyi kitaplar seçebilme.

• Sözcük dağarcığım zenginleştirme.

• Kitap okumanın bilgi edinme yollarından biri olduğunu kavrama.

• Doğru ve güzel bir Türkçe ile yazılmış metinler okuyarak anlatım
gücünü geliştirme. '

2. OKUMA TÜRLERİ
Kaç türlü okuma vardır?

Okuma, sesli ve sessiz olmak üzere ikiye ayrılır. Bir de sesli okumaya benzemekle birlikte bazı özellikleriyle ondan ayrılan "inşat" (yüksek sesle şiir okuma) vardır. İlkokulda öğrencilerin ilk sınıflardan başlayarak, bu üç tür okuma alanında yetiştirilmelerine çalışılır. Şimdi okuma türleri üzerinde biraz duralım.

 

2.1. Sesli Okuma

Sesli okuma, gözle algılanıp zihinle kavranan sözcük ya da sözcük kümelerinin konuşma organlarının yardımı île söylenmesidir. Bu tür okumanın tam ve başarılı olabilmesi için yazıdaki anlamın kavranmasına, sesin ton ve vurgu bakımından ayarlanmasına ihtiyaç vardır. Metni anlamadan iyi bir okuma yapılamaz. Bunun için sınıfta üzerinde çalışılacak okuma parçalarının seçiminde öğrencilerin ortalama, anlayış düzeyi her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.

Sesli okuma, dinleyenleri etkiler ve onlara zevk verir. Gerçekten, iyi bir okumayı dinleyerek birtakım karmaşık düşünce ve duyguları kolaylıkla anlayabiliriz. Okunan parçanın dilindeki coşku ve akıcılık da bize zevk verir. Sesli okuma, öğrencilerin iyi dinleme alışkanlıkları kazanmalarında da etkili olur Sesli okuma çalışmaları için ana kaynak okuma kitabıdır. Okuma kitaplarında yer alan yazılar (şiirler, masallar, öyküler vb.) genellikle başka eserlerden derlenmiştir. Bu kısa yazılar, öğrencilere her zaman tam bir okuma doygunluğu ve zevki veremez. Bununla birlikte, bu yazıları, okuma öğretimi için ilk basamak olarakdüşünmemiz gerekir.

Sınıf içi okuma çalışmalarının daha ilginç ve doyurucu bir duruma gelebilmesi için okuma kitapları dışından seçilen yazılar üzerinde de durabiliriz. Yalnız, bu gibi yazıların seçiminde bazı özelliklerin aranması uygun olur. Bu konuda kendi kendimize şu soruları sormamız yararlı olur:

Ø      Seçilen yazı, konu bakımından eğitici/ilginç ve güncel midir?

Ø      düşünce, duygu ve görüş bakımından çocukların düzey ve yaşlarına uygun mudur?

Ø      sözcük, deyim ve terim bakımından sade ve açık mıdır?

Ø      anlatım bakımından akıcı ve anlaşılır mıdır?

Ø      bir derste bitecek uzunlukta mıdır?

 

Bu sorulara olumlu yanıt verebiliyorsak, sınıfımızda seçilen yazı üzerinde rahatça okuma çalışmaları yapabiliriz.

Sesli okumada başlıca amaç, yazının doğru ve konuşma dilinin özelliklerini yansıtacak biçimde seslendirilmesidir. Bu bakımdan, çalışmalarda konuşur gibi okumaya da önem verilmesi gerekir. Bu konuda, evde, çarşıda, pazarda yapılan konuşmaları yansıtan yazılar ile öğrenci ödevlerinden yararlanabiliriz.

2.2. Sessiz Okuma

Sessiz okuma, ses organlarından herhangi birin! hareket ettirmeden, gövde ve baş hareketleri yapmadan, yalnız gözle yapılan okumadır. Sesli okumaya göre daha hızlı bir okuma türüdür. Sessiz okuma, anlamı çok çabuk kavrama olanağı sağlar. Gençler ve yetişkinler için yaşamda, bir iş ya da bir meslekte en çok gerekli olan bu tür okuma becerisi ve alışkanlığıdır. Sessiz okuma becerisi, tam olarak sesli okumadan sonra kazanılır.

İlkokulda sessiz okuma çalışmalarına ikinci sınıftan itibaren başlanır. Bu tür okumaya ikinci ve üçüncü sınıflarda kısıtlı bir zaman ayrılır. Dördüncü sınıfta sesli ve sessiz okumaya eşit zaman ayrılmasına özen gösterilir. Beşinci sınıfta ise daha çok sessiz okuma üzerinde durulur. Sınıfta sessiz okuma çalışmalarında kullanılacak yazıların bir bölümü, okuma ya da öteki ders kitaplarının dışından da seçilebilir. Bu seçilecek yazıların çok kısa olmaması ve çocukların okumalarını güçleştirecek çok sayıda yeni sözcüğü içermemesi yerinde olur. Okuma hızım artırmak için seçtiğimiz bir parçada bulunan birkaç yeni sözcüğü gerekirse karatahtaya yazarak ya da sözlü olarak önceden açıklayabiliriz. Çünkü bu tür okuma çalışmalarının amacı, çocuklara ayrı bir okuma becerisi kazandırmaktır.                                  

Sessiz okuma alıştırmaları için seçilen yazıların, öğrencilerin ilgilerim çeken konular üzerine olmasına özen göstermeliyiz. Yazıların konuları ile çocukların yaşantılar arasında ilişki kurulması çoğu kez öğretmene düşer. Bu ilişkileri kurabilmek ya da var olan ilişkileri belirtmek için resimlerden, fotoğraflardan, gazete ve dergi kesiklerinden ve benzeri araçlardan da yararlanabiliriz.

Sessiz okuma etkinliklerinde güdülen bir başka amaç da çocuklara kendi kendine okuma alışkanlığı kazandırmaktır. Bu alışkanlığı kazanan öğrenciler, ders dış saatlerde ilgi ve beğenilerine uygun çeşitli eserler okuyabilirler. Böylece, bir yandan güzel dilimizin anlatım gücünü yansıtan eserleri tanıma olanağı bulurlar, bir yandan da genel kültürlerini zenginleştirirler. Öğrencilerin bu yeterliği eldı etmelerinde sınıf kitaplıkları ile okul kitaplıklarının önemli rolleri vardır. Öğretmenlerin de çocukları belirli bir düzeye geldikten sonra serbest okuma materyaline yöneltmeleri yerinde olur.

2.3. "İnşat" (Yüksek Sesle Şiir Okuma)

Türkçe dersinin amaçlarından bir başkası, öğrencilere edebî değer taşıyan şiirler bu şiirlerdeki düşünce ve duygu özelliklerini yansıtacak biçimde yüksek ses okuma becerisi kazandırmaktır. "İnşat", öğrencilerin şiir okuma ve dinleme zevk ve alışkanlıklarının gelişmesine önemli ölçüde yardımcı olur. ilkokullarda belirli gün ve haftalarda yapılan törenler "inşat" çalışmaları için geniş olanaklar sağlar. "inşat" çalışmalarında uzun şiirler vererek çocukların belleklerini aşırı zorlamak doğru değildir. Bu tür okumada temel amaç, bir manzum parçanın güzel okunması olduğuna göre, öğrenci isterse, bir şiiri elindeki metne bakarak da okuyabilmelidir.

Yüksek sesle şiir okurken çocukların sesin tonu, jest ve mimikler bakımından aşırılığa kaçmaları, uygun uyarılarla, önlenmelidir. Öğrencilere bu konuda iyi örnekler verebilmek için radyo ve televizyon yayınlarından yararanabiliriz. Ayrıca, yüksek sesle güzel şiir okuyan kimselerin okudukları şiirleri, bant ve kasetlere alarak sonradan dinletebiliriz.

"İnşat" çalışmalarında başta ulusal şiirler olmak üzere, her türlü manzum eserlere yer verilebilir. Ancak, seçilen eserlerin anlatım bakımından hareketli ve coşkulu, konu bakımından anlaşılabilir, duygu ve hayal bakımından da çocukların ruhsal gelişim düzeylerine uygun olmalarına özen gösterilmelidir. İlk sınıflarda bu tür çalışmalar için tekerlemeler ile çok kısa çocuk şiirlerine ağırlık verilmesi doğru olur.


 www.ogretmeninsesi.com