Anasayfa - Eğitim Sözlüğü Linkler - Makaleler - Kitap Özetleri - İlginç Hikayeler - Dosyalar Planlar - Forum

 

 

OKULLARDA SERBEST KIYAFET UYGULAMASI

  Ülkemizde ilk ve orta öğretimdeki bütün okullarda tek tip kıyafet uygulaması yapılmaktadır. Bilindiği gibi zorunlu olarak, ilköğretim 1. kademe (1.-5. sınıflar) öğrencileri önlük ve yakalıktan oluşan mavi renkli kıyafeti giyerken ilköğretim 2. kademe (6.-8. sınıflar) ve lise öğrencileri ceket, gömlek, kravat ve pantolon (kızlarda etek veya pantolon)'dan oluşan, renk tercihinin okullara bırakıldığı kıyafeti giymektedirler.

 Son yıllarda ve özellikle de Erkan Mumcu'nun bakanlık yaptığı dönemde gündeme gelen serbest kıyafet uygulaması önemli tartışma konularından biri oldu. Şu anda olduğu gibi tek tip kıyafetin mi yoksa serbest kıyafetin mi daha yararlı olacağı tartışılmaktadır. Fakat şunu baştan söyleyebiliriz ki ülkemizdeki etkili çevrelerin ve eğitimcilerin çoğunun (özellikle öğretmenlerin) serbest kıyafete karşı olduğu anlaşılmaktadır. Oysa ki bu konu önyargılar ve ideolojilerden bağımsız olarak, bilimsel bir çerçevede ele alınmalıdır. O zaman daha sağlıklı sonuçlara ulaşılabilir.

 Hepimiz yıllarca öğrencilik yaptık. İlkokul 1. sınıftan lise son sınıfa kadar hep belirli kıyafetleri giydik. Öğrencilik dönemlerimizden hatırlayabileceğimiz gibi öğrencilerin büyük bir kısmı ( hatta tamamı) hep giymek zorunda oldukları kıyafetlerden şikayetçiydiler. Öğrenciler hep bu kıyafetlerden kurtulmak isterlerdi. Özellikle sıcak günlerde kalabalık bir sınıfta üstünüzde bir önlük, omzunuzda yakalık denen ne işe yaradığı belirsiz bir nesneyle ya da lisedeyseniz üstünüzde gömlek ve ceket, bir de boynunuzu sıkan bir kravatla oturmak hiç de kolay değil. Ben bir sınıf öğretmeni olarak öğrencilerimin "öğretmenim, önlüğümüzü çıkarabilir miyiz?" isteklerini çok duydum; fakat istememe rağmen önlüklerini çıkarmalarına izin veremedim. Beden Eğitimi derslerinde önlüklerini çıkardıklarında yüzlerindeki sevinci görmemek mümkün değildi. Çocuklar önlüğün ve yakalığın sıkıcı olduğunu ve rahat edemediklerini söylerlerdi. Bir öğretmen olarak bu konuda elimizden bir şey gelmiyordu. Kural konmuştu ve nerdeyse tabu haline sokulmuştu. Herkes tek tip kıyafet giymeliydi. Büyükler her zaman çocuklardan daha iyi bilir ve onların yerine de düşünürlerdi. Önlük giyilmesiyle eşitlik sağlanacaktı. Herkes birbirine benzemeliydi.

 Ülkemizin ekonomik durumunun son yüz yıldır pek de iyi olmadığı bilinen bir gerçek. Özellikle 19 Şubat krizinden bu yana belki daha da derinleşmiş bir şekilde devam eden bu durum serbest kıyafet uygulamasının önündeki en büyük engel olarak gösterilmektedir. Maddi imkânları iyi olmayan öğrencilerin eziklik ve aşağılık duygusuna kapılacağından, öğrenciler arasında zıtlaşmalar ve çatışmalar çıkabileceğinden endişe edilir. Bu yüzden "herkes aynı elbiseyi giyerse bu tür sorunlar oluşmaz" anlayışı yaygındır. Oysa bir öğrenci genelde kendi mahallesindeki okula gider. Okuldaki arkadaşları da genelde mahalle arkadaşlarıdır. Okulda geçen 5-6 saatten sonraki zamanlarda çocuk yine aynı arkadaşlarıyla kendi mahallesindedir. Bu sefer önlüksüzdür. Önlüksüz gezer, oynar, arkadaşlarıyla eğlenir. Okulda eşitliği sağladıklarını iddia edenler okul dışı zamanlar için ne düşünmektedirler acaba? Bu durumda eşitlik nasıl sağlanacak? O zaman önlük giymekle eşitliği sağlıyoruz madem, bütün çocuklar evlerinden dışarıda oldukları zamanlarda da hep önlük giysinler. Böyle bir şey olabilir mi hiç? Olayın mantıksızlığı bu noktada ortaya çıkıyor işte. Sınıfta arkadaşını önlükle gören, daha sonra mahallede birlikte oynarlarken onun giydiği (kendisininkinden daha iyi olan) elbiselere özenmeyecek mi? Kendinde bir eksiklik, utanma duymayacak mı? Zıtlaşmalar, çekişmeler ortaya çıkmayacak mı? Üstelik okulda bile ikisi de önlük giyiyor olsa bile birinin önlüğü, çantası, kalemi, silgisi, ayakkabısı, pantolonu diğerinden daha iyi, daha güzel, daha pahalı olmayacak mı? Çocuğun gözleri sadece önlüğü mü görüyor?

 Demek ki görünüşteki sebep sadece bir kandırmacadır. Amaç "tek tip" insan yetiştirmektir : Aynı düşünen, aynı davranan, farklılıkların olmadığı benzer insanlar.

 Okul kıyafetinin ülkemizde artık önemli bir yük haline geldiğini de unutmamak gerekir. Özellikle İlköğretim 2. kademede ve liselerde önemli bir meblağa ulaşmaktadır. Yakın geçmişte çocuğuna önlük alamadığı için intihar eden babaları aklımızdan çıkarmayalım.

 Tek tip kıyafetin tekdüzelik, bireyselliğin,kendini gerçekleştirmenin ve yapıcılığın azalması gibi sonuçlara yol açabileceği de diğer bir noktadır.Önemli olan sorunların üstünü örterek gizlemek değil onların üzerine giderek çözülmesine gayret göstermektir. Siyasiler en başta ülkenin ekonomik durumunu bir an önce düzeltmelidirler. Bu sorunun çözümü bir çok sorunun da çözümünü sağlayacaktır.

 Sonuç olarak serbest kıyafet uygulaması, hemen karşı çıkılıp bir kenara atılmamalıdır. Bu uygulamaya geçilecek olsa bile birden geçilmeyebilir. Aşamalı bir sıra takip edilebilir. Önce ilköğretimden başlamak üzere her bölgeden bir ilde pilot uygulamalar yapılmalıdır. Eğitimciler, veliler ve öğrenciler bu uygulama hakkında iyice bilgilendirilmelidir. Pilot uygulamaların sonuçları etraflıca değerlendirilmeli, sonuçların genelde olumlu olması halinde de tüm ülkeye yaygınlaştırılmalıdır. Şahsi kanaatim en azından ilköğretim 1.-5. sınıflarında (6-11 yaş dönemi) serbest kıyafet bir an önce başlatılmalı, çocuklarımız üniformaların esaretinden kurtarılmalıdır.

AHMET TÜRK
24.07.2003

 


 www.ogretmeninsesi.com